top of page


Dijital Yankı Odalarında Radikalleşen Zihinler: Tehlikeyi Fark Etmek
2014 yılında California’da katliam yapan Elliot Rodger ile 2026 yılında Kahramanmaraş’ta okulu hedef alan bir gencin zihinsel dünyasını birbirine bağlayan görünmez bir ağ var: Dijital radikalleşme ve "İncel" alt kültürü. Bir uzmanın gözünden bakıldığında, bu iki vaka arasındaki bağ coğrafi veya kişisel değil, tamamen psikolojiktir. Her iki failin de temelinde derin bir Kusurluluk/Utanç şeması , bu utancı örtbas etmek için geliştirilmiş patolojik bir Haklılık/Büyüklük (Grandi
muhammed alper ilitli
17 Nis3 dakikada okunur


İlişkilerin Görünmez Dili: Çiftler Arasında Sağlıklı İletişim
Bir ilişkiyi başlatan ortak ilgi alanları ve heyecan olsa da, o ilişkiyi sürdüren ve derinleştiren en temel unsur iletişimdir. Ancak iletişim, sadece konuşmak değil; karşıdakini duyabilmek ve anlaşıldığını hissettirmektir. Çiftler arasındaki çatışmaların büyük bir çoğunluğu, söylenen sözlerden ziyade, bu sözlerin altındaki karşılanmamış duygusal ihtiyaçlardan kaynaklanır. İletişim Kazaları ve "Mahşerin Dört Atlısı" Klinik psikoloji literatüründe sıkça yer alan ve ilişkileri y

Muhammed Alper İlitli
21 Oca2 dakikada okunur


Akademik Başarı ve Ruh Sağlığı: Öğrenciler İçin Kaygı Yönetimi
Eğitim hayatı, sadece bilgi edinilen bir süreç değil, aynı zamanda bireyin karakterinin ve duygusal dayanıklılığının şekillendiği kritik bir dönemdir. Günümüzde öğrenciler; sınavlar, kariyer hedefleri ve sosyal çevre beklentileri arasında sıkışmış hissedebiliyor. Bu noktada, akademik başarının sadece çok çalışmakla değil, sağlıklı bir zihin yapısıyla mümkün olduğunu kabul etmek gerekir. Sınav Kaygısı ile Başa Çıkmak Sınav kaygısı, öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir

Muhammed Alper İlitli
9 Oca2 dakikada okunur


Modern Yaşamda Psikolojik Dayanıklılık: Kendini Yeniden Keşfetmek
Günümüzün hızlı temposu, belirsizlikler ve sürekli bir yerlere yetişme çabası, bireyler üzerinde fark edilenden çok daha derin bir duygusal yük oluşturabiliyor. Çoğu zaman bu yükle tek başımıza başa çıkabileceğimizi düşünsek de zihnimiz de tıpkı bedenimiz gibi profesyonel bir bakıma ihtiyaç duyar. Psikolojik destek almak, sadece kriz anlarında başvurulan bir yöntem değil; bireyin kendi potansiyelini anlaması ve yaşam kalitesini artırması için attığı en bilinçli adımdır. Klini

Muhammed Alper İlitli
25 Ara 20252 dakikada okunur


Niktofilia: Gecenin Sessizliğinde Kendini Bulmanın Psikolojisi
Gün sona erdiğinde, şehir gürültüsü yerini sessizliğe bıraktığında ve herkes uykuya daldığında kendinizi daha huzurlu, daha yaratıcı ve daha "kendiniz" gibi mi hissediyorsunuz? Eğer cevabınız evet ise, psikolojide ve literatürde Niktofilia (Nyctophilia) olarak adlandırılan kavramla derin bir bağınız olabilir. Peki, neden bazı insanlar güneşin ışıkları yerine ayın sakinliğini tercih eder? Bu sadece bir alışkanlık mı, yoksa zihnimizin bize sunduğu özel bir sığınak mı? Niktofil

Muhammed Alper İlitli
28 Kas 20252 dakikada okunur


Taraftarlığın Psikolojisi: Neden Bir Takıma Bu Kadar Tutkuyla Bağlanırız?
Günümüzde spor, özellikle de futbol, sadece yeşil sahalarda oynanan bir oyun olmanın çok ötesine geçti. Milyonlarca insan, hiç tanımadığı kişilerle aynı renkler altında birleşiyor, takımı kazandığında dünyanın en mutlu insanı olurken, kaybettiğinde derin bir yas sürecine giriyor. Peki, bir insan neden bir takımı her şeyden önce tutar? Taraftar olmanın ardındaki psikolojik ve sosyal psikolojik gerçekler nelerdir? Bir uzman psikolog gözüyle bu konuyu derinlemesine inceleyelim.

Muhammed Alper İlitli
7 Kas 20252 dakikada okunur


Neden Seri Katillere Hayranlık Duyulur? Hibristofili ve Suç Psikolojisinin Karanlık Yüzü
Son yıllarda dijital platformlarda artan "True Crime" (Gerçek Suç) belgeselleri, toplumun seri katillere olan ilgisini yeniden alevlendirdi. Ancak bu ilgi, bazı bireylerde sadece meraktan öteye geçerek; hayranlık, sevgi ve hatta bu kişilerle iletişim kurma arzusuna dönüşebiliyor. Peki, bir insan nasıl olur da toplumun en tehlikeli figürlerine karşı romantik veya hayranlık dolu duygular besler? Bu yazımızda, psikoloji literatüründe Hibristofili olarak adlandırılan bu olguyu,

Muhammed Alper İlitli
1 Kas 20252 dakikada okunur


Rezonans Yasası Nedir? Carl Jung Gözüyle İlişkiler ve Tesadüfler
"Hayatıma neden hep aynı tip insanları çekiyorum?" ya da "Bu karşılaşma bir tesadüf müydü?" sorularını kendinize sıkça soruyor musunuz? Popüler kişisel gelişim dünyasında buna sıklıkla "Rezonans Yasası" denir. Ancak bir psikolog gözüyle baktığımızda, bu mistik görünen kavramın arkasında Carl Gustav Jung ’un derinlikli psikoloji kuramları yatar. Kimseyle tesadüfen karşılaşmazsınız. Peki, zihniniz ve evren arasındaki bu gizli iletişim nasıl çalışır? Gelin, ilişkilerin ve karşı
Barış Sedat Tekiner
30 Eki 20252 dakikada okunur


Tek Bir Bedende 24 Farklı Kimlik: Billy Milligan ve Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB)
Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB) , halk arasında bilinen adıyla Çoklu Kişilik Bozukluğu , insan psikolojisinin en gizemli ve üzerinde en çok tartışılan konularından biridir. Bu durumun dünya çapında tanınmasına ve hukuk sisteminde bir dönüm noktası olmasına neden olan en ünlü vaka ise şüphesiz Billy Milligan ’dır. Peki, bir zihin neden parçalara ayrılır ve Billy Milligan’ın hikayesi neden bu kadar kritiktir? Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB) Nedir? Modern psikiyatride Di

Muhammed Alper İlitli
8 Eki 20252 dakikada okunur


Z Kuşağı İlişki Trendleri ve Psikolojisi: Shreking’den Situationship’e Neler Oluyor?
Günümüzde flört dünyası, daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve karmaşık bir değişim içerisinde. Özellikle Z Kuşağı (Gen Z) , dijitalleşen dünyanın imkanlarını ve modern zamanın belirsizliklerini harmanlayarak kendi ilişki dilini oluşturdu. Peki, son günlerde sıkça duyduğumuz Shreking nedir? Z Kuşağı neden geleneksel ilişkilerden kaçıyor? Bir uzman psikolog gözüyle bu yeni trendlerin perde arkasını inceliyoruz. Z Kuşağı İlişki Trendleri: Yeni Bir Sözlük Z Kuşağı, ilişkilerdek

Muhammed Alper İlitli
26 Eyl 20252 dakikada okunur


Machiavelli’den Günümüze Güç Psikolojisi: Korku, Sevgi ve Karanlık Üçlü
Niccolò Machiavelli , 16. yüzyılda yazdığı "Hükümdar" (Il Principe) eseriyle liderlik, güç ve insan doğası üzerine o güne kadar söylenmemiş en keskin gerçekleri dile getirdi. Bugün "Machiavellizm" terimi, hem stratejik bir yönetim biçimi hem de klinik psikolojide "Karanlık Üçlü"nün bir parçası olarak kabul ediliyor. Machiavelli’nin En Ünlü Sorusu: Sevilmek mi, Korkulmak mı? Machiavelli’nin felsefesinin kalbinde şu meşhur ikilem yatar: "Sevilmek mi yoksa korkulmak mı daha iyi

Muhammed Alper İlitli
6 Eyl 20252 dakikada okunur
bottom of page
